27 Ağustos 2012 Pazartesi

TANZİMAT EDEBİYATI AKIMLARI


TANZİMAT EDEBİYATI AKIMLARI

Ortak görüşte olan yazarların birlikte belirledikleri kurallar doğrultusunda eserlerini yazmalarıyla ortaya çıkmış edebi anlayışlardır. Edebiyat akımlarının kaynağının oluşmasında toplumların sosyal, bilimsel ve siyasi gelişmeleri etkili olmuştur. Genellikle birbirlerine tepki olarak ortaya çıkmışlardır.

KLASİSİZM
  • 17.yy ortalarında ortaya çıkmıştır.
  • Fransa'da ortaya çıkan bir edebiyat akımıdır.
  • Akla ve sağduyuya önem verilir.
  • İnsanların iç dünyasına saygı göstermek esastır.
  • Konularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar.
  • Kahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer almaz.
  • Konu önemli değildir. Önemli olan konunun işleniş biçimidir.
  • Dil ve üslup kusursuzdur. Dil açık, yalın ve soyludur.
  • Sanat, sanat içindir görüşünü savunurlardır.
  • Sanatçı eserde kişiliğini gizler.
  • Bu akımla yazılan tiyatro eserlerinde üç birlik kuralı (olay, zaman, mekan)'na uyulur.
  • Bu akımın en önemli temsilcileri: MoliereCorneilleRacineLa FontaineDaniel Defoe, N. Boileau, Fenelon...
  • Türk edebiyatında ise Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa 'dır. Şinasi'nin La Fontaine'den; Ahmet Vefik Paşa'nın da Moliere den yaptığı çeviriler bu açıdan önmlidir.


ROMANTİZM

  • 1830 Yıllarında Fransa'da ortaya çıkmıştır.
  • Klasizme tepki olarak oluşmuştur.
  • Konularını tarihten ve günlük hayattan alınır.
  • Tabiat önem kazanmıştır (sadece fon olarak kullanıldı, sembolize edilmedi).Gözlem ve tasvire önem verildi.
  • Dil Sanatlı ve süslüdür.
  • Akıl yerine duygulara ve hayallere önem verirler.
  • Sanatçılar eserlerinin kendilerini gizlemediler.
  • Sanat toplum içindir görüşünü benimsemişlerdir.
  • Konular işlenirken iyi-kötü, doğru-yanlış, güzel-çirkin gibi zıtlıklardan yararlanırlar.
  • Üç birlik kuralı uygulanmaz.
  • Temsilcileri: ShakespeareLord ByronGoetheSchillerJean Jacques RousseauLamartineVictor Hugo, Aleksandre Dumas Pere, Alfred de Musset, Aleksandre Puşkin...



NATÜRALİZM

  • 19. yy'ın ikinci yarısında Fransa'da ortaya çıkmıştır.
  • Realizm'e tepki olaak değil, yetersiz gördükleri için ortaya çıkmış bir akımdır.
  • Determinizm anlayışını romana getiren akımdır.
  • Determinizm: tabiat olaylarında aynı sebepler aynı sonucu doğurur.
  • Natüralistler, Determinizmi topluma uyguladılar.
  • Amaç: eserlerdeki olay ve kişileri bir bilim adamı gibi deneysel yöntemlerle incelemek ve incelerken de çirkin, iğrenç olayları bile hiç çekinmeden (her ayrınıtısını) anlatmaktır. Bu yüzden gözlem ve tasvir çok önemlidir.
  • Toplum büyük bir laboratuar, insan deney konusu, sanatçı da bilim adamı sayıldı.
  • İnsan kişiliğini anlatabilmek için içgüdilerden,soya çekim yasalarından ve toplum biliminden (sosyoloji) yararlandılar.
  • Yazar eserde kişiliğini gizler.
  • Sanat toplum içindir görüşü vardır. Bu yüzden herkesin anlayabileceği bir dil kullanılmıştır.
  • Temsilcileri: Emile Zola, Guy De Maupassant, Alphonse Daudet, John Steinbeck, Concourt Kardeşler...
  • Türk edebiyatında ise; Hüseyin Rahmi GürpınarNabizade NazımBeşir Fuat

TANZİMAT EDEBİYATINDA TİYATRO



TANZİMAT EDEBİYATINDA TİYATRO

  • İlk defa tiyatro bu dönemde ortaya çıkmıştır.
  • İlk tiyatro eserini Şinasi yazmıştır. Eserinin adı Şair Evlenmesi'dir.
  • İlk sahnelenen oyun Namık Kemal'in ''Vatan Yahut Silistre''sidir.
  • İlk dönem tiyatro bir eğitim aracı olarak kullanıldı.
  • İkinci dönem tiyatro eğlence aracı olarak kullanıldı; fakat bu dönem tiyatroları oynanmak için değil okunmak için yazıldı.
  • İkinci dönem tiyatro alanındaki en büyük isim Abdülhak Hamit Tarhan'dır.



TANZİMAT EDEBİYATINDA ELEŞTİRİ


TANZİMAT EDEBİYATINDA ELEŞTİRİ

  • Namık Kemal ile Ziya paşa arasındaki Tahribi harabat, Takip ile Harabat çatışmasıdır. Ziya Paşa, Şiir ve inşada savunduğu Halk edebiyatını, ''Harabat'' adlı Divan edebiyatı antolojisinde yerin dibine sokmuştur. Divan edebiyatını övmüştür. Buna karşılık Namık kemal onu eleştimiş ve Tahrib-i Harabat ile Takip'i yazmıştır.
  • Muallim Naci ile Recaizade Mahmut Ekrem arasındaki Demdeme-Zemzeme (kafiye göz için mi kulak için mi) tartışması da buna örnek olarak verilebilir. Eski tarftarı olan Muallim Naci: kafiye göz içindir'i savunmuştur. Yeni taraftarı Recaizade Mahmut ekrem: kafiye kulak içindir'i savunmuştur.


TANZİMAT EDEBİYATINDA ROMAN VE HİKAYE ÖZELLİKLERİ


TANZİMAT I. DÖNEM ROMAN VE HİKAYE

  • Teknik açıdan eserler kusurludur.
  • Romantizmden etkilenilmiştir.
  • Konu olarak genellikle yanlış batılılaşma işlenmiştir.
  • Yazarlar romanın akışını kesip, konu ile ilgili kendi düşüncelerini savunmuşlar ve bu şekilde okuyucuya ders vermeyi amaçlamışlardır.
  • Karakterler tek yönlü olarak seçilmiş iyiler daima iyi,kötüler daima kötüdür.
  • Eserlerin sonunda iyiler kazanır ve ödülünü alır, kötüler de kaybeder ve cezalandırılırdı.
  • İlk görüşte aşk, abartılı konular, olağan dışı rastlantılara yer verilmiştir.


TANZİMAT II. DÖNEM ROMAN VE HİKAYE

  • Tanzimat ikinci dönemin sanatçıları birinci döneminkilere göre daha başarılı olmuştur.
  • Konu olarak duygusal ve acıklı şeyler işlenmiştir.
  • Reailizm ve naturalizm akımları etkili olmuştur.
  • Gözleme dayalı gerçekçi betimlemeler yapılmıştır.
  • Abartılı konular seçilmemiş ve olağan üstü raslantılardan kaçınılmıştır.
  • Olayların akışını kesmemeiş ve kendi fikirlerini öne sunamamışlardır.
  • Konularda genellikle esirlik ve cariyelik işlenmiş; yer olarak ise İstanbul'un zengin kesimi seçilmiştir.


TANZİMAT 1 - 2. DÖNEM KARŞILAŞTIRMASI


BİRİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI (1860-1876)

  1. Divan edebiyatının anlaşılamazlığından kutulmak ve Batılı edebiyatını Türk edebiyatına uygulamayı istemişler fakat biçim yönüyle Divan edebiyatından kopamamışlardır.
  2. Konu olarak; vatan, millet, hak, adalet, özgürlük gibi kavramlar ilk kez bu dönemde kullanılmıştır.
  3. İlk kez batılı anlamda esereler bu dönemde verilmiştir.
  4. İlk noktalama işaretleri bu dönemde kullanılmıştır.
  5. Edebiyattan toplumun bilinçlenmesi amacıyla yararlanılmıştır.
  6. ''Sanat toplum içindir'' görüşünü savunmuşlardır.
  7. Dilde sadeleşmeyi savunmuş, fakat bunda başarılı olunamamıştır.
  8. İlk kez roman, hikaye, tiyatro, gazete, makale, fıkra, eleştiri, anı ve bunun gibi birçok tür bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.
  9. Başlıca şairleri: Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa, Şemsettin Sami, Ahmet Mithat, Ahmet Vefik.

İKİNCİ DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI (1876-1895)

  1. Bireysellik ön plana çıkmıştır.
  2. Sanat için sanat, görüşü benimsenmiştir.
  3. Dil ağırlaşmıştır.
  4. Siyasi baskıdan dolayı edebiyatçılar fikirlerini hürce savunamamış, eserlerinde kişisel duygularını ve düşüncelerini dile getirilmişlerdir.
  5. Konu olarak: Kölelik ve cariyelik işlenmiştir.
  6. Tiyatro metinleri oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır.
  7. Roman ve hikayede realizm ve natüralizm akımları, şiirlerde ise romantizim akımının etkileri görülür.
  8. Gazetecilik, önemini yitirmiştir.
  9. Hece ile birlikte aruz kullanılmıştır.
  10. Divan edebiyatı nazım biçimleri bırakılmıştır.
  11. Şairler, güzel olan her şeyi şiirin konusu yapmışlardır. Bu yönüyünden dolayı Servet-i Fünun şiirinin alt yapısını oluşturmuştur.
  12. Roman ve öykü yazmada birinci döneme göre daha başarılı ürünler verilmiştir.
  13. Bu dönemde ürünler veren Muallim Naci, Dinav edebiyatının tek savunucusudur.
  14. Başlıca şairleri: Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazade Sezai, Muallim Naci, Nabizade Nazım.




TANZİMAT GAZETECİLİĞİ


TANZİMAT'A DOĞRU
Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Fransa'ya Osmanlı devleti yardım etmiştir. Böylelikle Türk-Fransız dostuluğu başlamış ve Fransız kültürünün Osmanlıda yayılmasına neden oluşturmuştur.
Tanzimat Edebiyatı, Şinasi'nin Tercümal-i Ahval gazetesini çıkarmasıyla başlar. Abdülmecit döneminde Mustafa Reşit Paşa'nın Gülhane Park'ında okuduğu ''Tanzimat Fermanı''(3 Kasım 1839'da) ile siyasi hayatımızda, sosyal hayatımızda ve bu dönemde batının etkisinde kalan edebiyatamızada yeni bir dönem başlatmıştır. Bu ferman, Avrupadaki gelişmişliğin Osmanlıya da girmesi içeriklidir. Bu Yenilikler; genel olarak siyaset, idare, ve eğitim alanlarındadır.
Tanzimat ile birlikte batıdan bir çok düzyazı (nesir) türü (tiyatro, gazete, roman, çeviri vb.) edebiyatımıza girmiştir. Bu dönem yazarları edebiyat ile halkı eğitmeyi ve halka yapılan zulümleri (baskıları) ortadan kaldırmayı amaçlamışlardır. Eserlerini yalın dil ile yazılmışlardır (amaç; halkı bilinçlendirmek olduğundan eserler herkesce anlaşılabilir olması gerekir). Konu olarak vatan sevgisi, millet sevgisi, hürriyet kavramı, ve halk kavramı işlenmiştir.


TANZİMAT GAZETECİLİĞİ
Gazeteler her gün milyarlarca insanın okuyup üzerinde tartıştıkları yerel ya da ulusal haberlerin içinde bulunduğu yazıların toplandığı ve yayınlandığı yerlerdir.
Tanzimat döneminde düşünce, bilgi ya da fikrin kamuoyuna duyrulması için gazetelerden daha iyi bir araç yoktu. Bir çok kişinin fikirlerini belirtmesi yüzünden her ne kadar kısa süreli sürdürülmüş olsalar da o dönemde insanların bir çok konuda bilgilendirmiştir ve böylelikle istenilen amaca da ulaşılmıştır.
Gazeteler halkı bilgilendirmenin yanı sıra bir çok yeni edebi türlünde (Makale, fıkra, haber, röportaj, sohbet, mülakat, anı, gezi, şiir, inceleme vb.) edebiyatımıza girmesinde ve gelişmesinde etkili olmuşlardır.
Bu dönem gazetelerinin iki görevi vardır. Birincisi Padişahın isteklerini ve görüşlerini halka iletmektir. İkincisi ise halkı, siyasi ve gündemdeki olaylar hakkında bilgilendirmektir. Bu yüzden gazetelerde ikiye ayrılmıştır:
  1. Resmi Gazeteler
  2. Özel Gazeteler
Resmi gazeteler, Padişahın yurt içinde kamoyu oluşturması, imparatorluktaki gelişmeleri ve değişiklikleri batı dünyasına duyurmak, resmi duyuruların ve kabul edilen yasaların halk tarafından duyulmasını (öğrenilmesini) sağlamak için çıkarılmıştır. Makale içerikleri devletin görüşleri doğrultusundadır.
Özel gazeteler, devletten bağımsız kişilerce çıkarılan, fertlerin düşünce ve ihtiyaçlarını belirtmesinde etkili olan ve haberi ön plana çıkaran gazetelerdir. Bir övgü gazetesi değil, düşünce ve tartışma gazetesidir. Bu tür gazetelerde toplumdaki aksaklıklar ön plana çıkarılmış ve siyasi eleştiriler yapılmıştır.


TANZİMAT DÖNEMİNDE ÇIKARILAN GAZETELER


I-TAKVİM-İ VEKÂYİ ( 1831) (Olayların Takvimi)


  1. İlk Türkçe gazetedir.
  2. Resmi gazetedir.
  3. Dönemin padişahı II. Mahmut'tur ve gazete padişah desteklidir.
  4. Ülkede kamoyu oluşturmak hedeflenmiştir.
  5. Arapça, Ermenice,Farsça, Fransızca, ve Rumca dillerinde basılmıştır.
  6. Resmi ilanların yanında yurt içi ve yur dışındaki haberlere yer verilmiştir.


II-CERİDE-İ HAVADİS( 1840) (Olayların Gazetesi)


  1. İlk özel Türkçe gazetesidir.
  2. Devletten yardım almıştır. Bu nedenle yarı resmi bir yapıya sahiptir.
  3. William Churchill adında bir İngiliz tarafından çıkarılmıştır (1840).
  4. Sadece haber içeriklidir.
  5. İlk kez bu gazete ilanlara yer vermiştir. ilk ölüm ilanları bu gazetede yer almıştır.


III- TERCÜMAN-I AHVAL(1860) (Durumların Tercumanı)


  1. İlk özel Türkçe gazetedir.
  2. Tanzimat edebiyatının başlangıcı sayılmıştır.
  3. Agah Efendi ve Şinasi tarafından çıkarılmıştır.
  4. Bu gazete ilk özel gazete olmasından dolayı gazetecilik yönünden, Tanzimat edebiyatını başlatmasından dolayı ise edebiyat yönünden çok önemli bir yere sahiptir.
  5. Özel bir gazete olduğu için övgü gazetesi kesinlikle olmamıştır. Düşünme ve olayları eleştirme gazetesi olduğundan halkın sorunlarını da dile getirmiştir.
  6. Tefrika ilk bu gazetede yer almıştır.
  7. İlk kez edebi eserlerin yayımlandığı gazetedir.
  8. İlk yazılı tiyatro olan Şinasi'nin Şair Evlenmesi de (1860) tefrikalar (bölüm bölüm ayırıp her gün bir kısmını yayınlamak. ''Devamı yarın'' gibi) şekline yayınlamıştır.


IV- TASVİR-İ EFKÂR( 1862) (Fikirlerin Tasviri)


  1. Şinasi’nin çıkardığı bir gazetedir.
  2. İlk sayıdaki giriş bölümünde gazetenin amacının haber vermek, halkın kendi özgürlüğü için düşünmeyi, kendi sorunları üzerinde durmayı, öğretmek olduğu belirtilmiştir.
  3. Padişaha övgüler yağdırmayı bırakmıştır.
  4. Şinasi'den sonra gazetenin başına Namık Kemal geçmiştir.
  5. Namık Kemal de Avrupa ya gidince gazetenin başına Recaizade Mahmut Ekrem geçmiştir.
  6. Okuyucuların mektuplarını ve fikirlerini gazetede yayınlamışlardır.


Bu gazetelerin yanında bir çok gazete daha yayınlanmıştır;
Muhbir: Ali Suavi (1866-1867) ,Hürriyet: Ziya Paşa (1868–1870), İbret: Namık Kemal (1871), Diyojen: ilk mizahi dergi, Teodor Kasap (870), Devir: Ahmet Mithat (1872) Bedir: Ahmet Mithat (1872), Tercüman-ı Hakikat: Ahmet Mithat (1878), Hadika: Namık Kemal (1872), Sıraç: Ahmet Mithat (1873), Basiret: Namık Kemal ve Ziya Paşa (1869), Sabah: Şemsettin Sami (1876), Vakit: Ahmet Mithat (1875)


Sonuç olarak, Tanzimat ile birlikte Batıdan alınan edebi türler edebiyatımıza başarıyla uygulanmıştır. Basın ve yayın hayatının ilk adımları bu dönemde atılmıştır.




TANZİMAT I. DÖNEM ŞAİRLERİ


TANZİMAT I. DÖNEM ŞAİRLERİ

İBRAHİM ŞİNASİ

  1. Fransızcadan yaptığı ilk şiir çevirilerini ''Manzume-i Tercüme'' adıyla yayımladı.
  2. Agah Efendi ile birlikte ''Tercüman-ı Ahval (ilk özel gazete 1860)'ı'' daha sonra da tek başına ''Tasvir-i Efkar'' gazetesini çıkardı.
  3. ''Müntahabat-ı Eş'ar'' adlı kitapta şiirlerini topladı. Şiirlerini konuşma dili yalınlığıyla yazmaya çalışmış; hak, hukuk, adalet, medeniyet, kanun gibi konuları ele alarak şiire yepyeni bir içerik kazandırmıştır.
  4. La Fontaine tarzında ilk fabl örnekerini yazmıştır.
  5. Tek perdelik bir töre komedyası olan ''Şair Evlenmasi'' adlı Batılı anlamda ilk tiyatro eserini yazmıştır.
  6. Noktalama işaretleri ilk olarak ''Şair Evlenmesi''nde kullanılmıştır.
  7. Klasizm akımının etkisindedir. Diva nesrinin uzun cümlesi Şinasi'de kısalmış; mazmun ve söz sanatlarının yerini düşünce almıştır.
  8. Çıkardığı gazetlerdeki yazılarıyla makale türünün ilk örneklerini vermiştir.
  9. ''Durub-ı Emsal-i Osmaniye:'' de atasözlerini derleyerek, atasözleri üzerine ilk çalışmayı yaptı.
NAMIK KEMAL

  1. ''Sanat toplum içindir'' anlayışını savunmuştur. Romantizm akımından etkilenmiştir.
  2. Eserlerinde vatan, millet sevgisi; hak, hukuk, özgürlük, meşrutiyet, adalet, ahlak, aile konularını ele almıştır.
  3. Şiirde coşkulu bir hitabet havası, içten ve cesur bir ses duyulur. Heceyle birkaç şiir yazmıştır. Aruzu kullanmıştır.
  4. Hürriyet Kasidesi, Vavetla, Hilal-i Osmani en ünlü şiirleri dir.
  5. Tiyatroyu halkın eğitilmes amacıyla yazmıştır. Bu nedenle tiyatro eserlerinde halk diline çok yaklaşmıştır.
  6. ''İntibah'' adlı romanı ilk edebi romanımızdır. ''Cezmi'' romanı ise edebiyatımızın ilk tarihi romanıdır.
  7. Eski edebiyatı en çok eleştiren sanatçı olmuştur. Bu konuda yazdığı yazılar eleştiri türünün ilk örenkleri olmuştur.
    ESERLERİ:
    Tiyatro : Vatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Gülnihal, Celalettin Harzemşah, Karabela
    Tarih : Osmanlı Tarihi, Evrak-ı Perişan, Büyük İslam Tarihi
    Eleştiri : Tahrib-i Harabat, Takip, Celal Mukaddiimesi
    Gazeteler : Tasvir-i Efkar ( Şinasi'den sonra ), Hürriyet ( Ziya Paşa ile birlikte ), İbret

ZİYA PAŞA

  1. Şiirleri biçim ve teknik açıdan olduğu kadar hayalleri ve duyuş tarzı bakımından da Divan şiirine bağlıdır.
  2. Şiirleri ölümünden sonra ''Eşar-ı Ziya'' adı altında toplanmıştır. En tanınan şiirleri ''Terciibent ve Terkibibent'' tir.
  3. Yenilikçi yönü daha çok düz yazılarında görülür.
  4. En önemli yazısı ''Şiir ve İnşa'' adlı makalesidir. Bu makalede bizim asıl edebiyatımızın Divan edebiyatı değil Halk edebiyatı olması gerektiğini savunmuştur.
  5. Eski ve yeni arasında çelişkiler içerisindedir. Şiir ve inşada savunduğu Halk edebiyatını ''Harabat'' adlı Divan edebiyatı antolojisinde yerin dibine sokmuştur. Divan edebiyatını övmüştür. Buna karşılık Namık kemal onu eleştimiş ve Tahrib-i Harabat ile Takip'i yazmıştır.
  6. Sadrazam Ali paşa'yı alaylı bir biçimde eleştirdiği ''Zafername '' Tanzimat dönemini en başarılı hiciv eseridir.
    ESERLERİ:
    Defter-i Amal (Çocukluk Anıları), Rüya , Veraset mektupları (Siyasi Eleştiri), Endülüs Tarihi (Çeviri), Engizisyon Tarihi (Çeviri)

AHMET MİTHAT EFENDİ

  1. Halk için romancılık çığrını açmıştır.İki yüze yakın roman ve hikaye yazmıştır.
  2. Meddah tarzını andıran teknik ve üslüpla yazdığı eserlerinde sanat kaypısı olmadığı için roman tekniği son derece kusurludur.
  3. Olayın akışını eserek ansiklopedik bilgiler vermek, anlatım tekniğinin en belirgin özelliklerindendir.
  4. “Devir”, “Bedir”, “İttihad” ve “Tercüman-ı Hakikat” gazeteleriyle “Dağarcık”, “Kırkaramiler” adlı dergileri çıkarmıştır.
  5. Şiir dışında hemen hemen her türde eser vermiştir. Kırk bir romanının birinde farklı konuları işleyerek edebiyatımıza konu bolluğu getirmiştir.
  6. Dilde sadeleşme düşüncesini Şinasi ile birlikte en iyi uygulayan yazardır.
  7. Eserlerinin çoğunda romantizm akımının etkiside kalmış; ancak bazı eserlerini realizm ve natüralizm ilkeleri doğrultusunda yazmaya çalışmıştır.
    ESERLERİ:
    Hikayeleri : Kısadan hisse, Letaif-i Rivayet (İlk hikaye örnekleri)
    Romanları : Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Dünyaya İkinci Geliş, Felatun Bey ve Rakım Efendi, Paris'te bir Türk, Henüz On Yedi Yaşında, Jön Türk, Yeniçeriler
    Tezi : Avrupa'da Bir Cevelan
    Tiyatro : Çengi, Çerkez Özdenler, Açık Baş, Siyavuş
AHMET VEFİK

  1. Tiyatro yazarı, çevirmen, dilci, tarihci, devlet ve siyaset adamı kişiliğiyle Tanzimat döneminin önde gelen kişilerindendir.
  2. Edebiyat dünyasında Moliere'den yaptığı çeviri ve adaptasyonlarla tanınır.Tiyatroya düşkünlüğü yüzünden tuhaf bir adam olarak tanınmıştır.
  3. Türk dili ve tarihi alanında yaptığı çalışmalarla Türkçülük akımına öncülük etmiştir. Ebulgazi Bahadır Han'dan çevirdiği Secere-i Türki ve Lehçe-i Osmani bu çalışmaların en önemlilerindendir.

ESERLERİ:
Çeviri : Kocalar Mektebi, Kadınlar Mektebi, Adamcıl, Savrul, Tartüf
Adaptasyon : Zor Nikah, Zoraki Tabip, Tabib-i Aşk, Dekbazlık
Sözlük : Müntehabat-ı Durub-ı Emsal

DİREKTÖR ALİ BEY

  1. Türk Tiyatrosunun kurulmasında büyük emeği vardır. Yazdığı oyunlar Gedikpaşa Tiyatrosunda Güllü Agap ve arkadaşlarınca sahnelenmiş, bu arada Ermeni oyunculara Türkçe diksiyon dersleri vermiştir.
  2. Komedi türündeki bazı oyunları Moliere'den uyarlamadır.
  3. Teodar Kasap'ın çıkardığı Türkçedeki ilk mizah dergisi olan “Diojen” deki yazıları, Tanzimat döneminde mizah türünün önemli denemelerinden sayılır. “Lehçetü'I-Hakayık” adlı mizahi sözlüğü ise “Seyyareler” (Gezegenler) adlı eseri de zarif espirileriyle başarılı bir eser olarak değerlendirilmiştir.
    ESERLERİ:
    Tiyatro : Ayyar Hamza, Geveze Berber, Kokona
    Gezi : Seyahat Jurnali


TANZİMAT İKİNCİ DÖNEM ŞAİRLERİ

RECAİZADE MAHMUT EKREM
  1. Şiir, roman, hikaye, tiyatro eleştiri türlerinde verdiği eserlerin yanı sıra bir edebiyay kuramcısı (teorisyen) olarak da yeniliklere öncülük etmiştir. Edebiyatımızın Batılılaşmasında rolü büyüktür.
  2. Eskiyi savunan Muallim Naci ile girdiği tartışma servet-i Fünun edebiyatının zeminini oluşturmuştur.
  3. Namık Kemal'in Fransaya kaçması üzerine Tasvir-i efkar gzetesinin yönetimini üstlenmiştir.
  4. “Name-i Seher”, “Yadigar-ı şehap”, “Zemzeme I,II,III”, “Nejat Ekrem” adlı şiir kitaplarında kadın, aşk ve doğa temalarını ele almış; hayal kırıklıkları ayattan bıkkınlık melankoli vb. Duygulara ölüm teması da eklenmiş aşırı bir duygusallık bütün şiirlerine egemen olur.
  5. Edebiyatımızd ilk realist roman sayılan “Araba Sevdası” adlı eserinde Bihruz Bey adlı mirasyedi gencin hayatı etrafında yanlış Batılılaşmasını işlemiştir.
  6. “Muhsin Bey” ve “Şemsa” adlı iki hikayesi romantizm etkisinde yazılmış teknik bakımdan zayıf eserlerdir.
  7. “Afife Anjelik” edebiyatımızda ilk romantik dram kabul edilir. “Atala” Chateaubriand'ın tiyatroya uyarlanmış halidir. “Vuslat” Sahne dili bakımından tiyatromuzda bir aşamadır. “Çok Bilen Çok Yanılır” başarılı bir komedidir.
  8. Eleştiri ve inceleme alanında yazdığı en önemli eseri “Talim-i Edebiyat” (Edebiyat Öğretmeni) adlı edebi bilgiler kitabıdır.
  9. “Kudemadan Birkaç Şair” eserinde Fuzuli, Baki, Nef'i, Nabi, Nedim gibi bazı eski şairlerin biyografilerini bir araya getirmiştir.

SAMİ PAŞAZADE SEZAİ
  1. Romantizmden realizme geçişte bir köprü rolü oynayan romanı “Sergüzeşt” en tanınmış eseridir. Esaret temasının işlendiği bu romanda Dilber adındaki bir esir kızın acıklı yaşamı yer yer realist çizgilerle anlatılır. Ancak eserde romantizm daha ağır basar.
  2. “Küçük Şeyler” edebiyatımızın Batılı teknikle yazılan ilk hikayeleri sayılır.
  3. Diğer eserleri söyleşi, anı, gezi, yazılarını topladığı “Rümuzü'l Edep” ve “İclal” dir.

ABDÜLHAK HAMİT TARHAN

  1. Türk Edebiyatına getirdiği yeniliklerle döneminde eski-yeni artışmasının odak noktası olmuştur. Yayınlan kırka yakın eserinin 21'i tiyatro türünde, geri kalanı ise şiirdir.
  2. Şiirinde en çok aşk, doğa, ölüm temalarına yer vermiş; lirik, felsefi şiirler yazmıştır.
  3. Gözleme dayanmayan bir kır ve köy hayatının övgüsü olan “Sahra” pastoral şiirin edebiyatımızdaki ilk örneği sayılır.
  4. Eşinin ölümü üzerine yazdığı mersiye niteliğindeki “Makber” adlı şiiri, Türk şiirinde metafiziğin ve serbest düşünmenin başlangıcı sayılır.
  5. Tiyatro eserlerini oynanmak için değil okunmak için yazmıştır. Bu yüzden sahne dili ve tekniğine kayıtsız kalmıştır.
  6. Tiyatrolarında karekter tahliline önem vermiş; bireyin çeşitli tutkularını ele almıştır.
  7. Shokespeare, V.Hugo gibi yazarlardan etkilenmiştir. Bütün eserlerinde romantik bir anlayış görülür.
ESERLERİ:
Şiir : Makber, Sahra, Belde ve Divaneliklerim, Ölü, Hacle, Garam Volidem, Taflar
Geçidi.
Nesirle Yazdığı Tiyatro Eserleri: Finten, Tarık, Duhter-i Hindu, Zeynep, Macera-yı Aşk, Sabru Sebat, İçli Kız.
Heceyle Yazdığı Tiyatro Eserleri: Nesteren, Liberle.
Aruzla Yazdığı Tiyatro Eserleri : Nazife, Tezer, Eşber, İlhan, Turhan, Hakan.

ŞEMSETTİN SAMİ
  1. Edebiyatımızda ilk yerli roman sayılan “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” ın yazarı olarak tanınır. 1872'de yazılan bu roman türünün ilk örneği olmanın ötesinde edebiyat değeri taşımaz.
  2. Sanatçı kişiliğinden çok Türk dili alanındaki çalışmalırıyla, sözlük ve ansiklopedileriyle, çevirileriyle önemlidir.
  3. Göktürk Yazıtları'nı ve Kutadgu Bilig'i Türkiye Türkçesine çeviren ilk kişidir.
  4. Sefiller, Robinson çeviririleriyle roman türünün ünlü örneklerini tanıtmıştır.

NABİZADE NAZIM

  1. Edebiyatımızda konusu köy yaşamından alan ilk eser olan “Kara Bibik” kimilerine göre uzun hikaye, kimilerine göre roman sayılır. Eser realist bir anlayışın ürünüdür.
  2. Diğer önemli eseri natüralist çizgiler taşıyan “Zehra” adlı romanıdır. Bu eserinde psikolojik roman türünü denemiş, ancak entrika öğesine ağırlık vermesi başarısını gölgelemiştir.
    ESERLERİ: Yadigarlarım (hikaye)
MUALLİM NACİ

  1. Türk edebiyatının kökten değil, kısmi bir şekilde yenileştirmesini savunduğu için eski edebiyat taraftarları olarak tanınmış, Recaizade ile bu konuda hep çatışmış.
  2. Eski şiirin temsilcisi olarak ünlenmesine rağmen sade ve sağlam bir Türkçeyle yazdığı şiirler, Batılı şiir tarzının başarılı örneklerindendir.
  3. Eski-Yeni tartışmasında Recaizade'ye verdiği cevapları “Demdeme” başlığıyla yayınlamıştır.
  4. Asıl adı Ömer'dir. Çocukluk anılarını “Ömer'in Çocukluğu” adlı altında toplamıştır.

ESERLERİ:
Ateşpare, Şerare, Füruzan(Şiir), Demdeme, Yazmış Bulundum, Istılah-ı Edebiyye(Edebiyat terimleri sözlüğü), Lugat-ı Naci (Sözlük), Ömer'in Çocukluğu (Anı)




Türkiyedeki Çocuk Tiyatrosu

TİYATRO ÇOCUKLARIN CENNETİDİR GİRİŞ Sözün, hareketin, sesin, dilin ve görselliğin bir arada olduğu anlatım biçimi olan tiyatroyu ele al...